Fikri Mülkiyet Hukukunda İhtarname Neden Önemli?

Natasha Alev Keskin

Fikri mülkiyetin korunması sadece araştırma ruhunu ödüllendirmeyi değil, aynı zamanda serbest rekabet piyasasında yenilik ve yaratıcılığı da teşvik eder. Markaların, tasarımların ve patentlerin korunmadığı bir düzen, hem uzun emekler vermiş hak sahipleri için güvensizlik yaratır hem de küresel ekonomimizi tüketiciler gözünde daha az rekabetçi yapar. Fikri mülkiyet haklarının korunmasında önemli bir koz olan ihtarnameye göz atmakta fayda var.

İhtarname Nedir ve Neden Kullanılır?

İhtarname, fikri mülkiyet hakkı sahibinin, kullanılmasına rıza vermediği haklarının üçüncü bir kişi tarafından izinsiz kullanması durumunda ona yollayabildiği bir uyarıdır. Söz konusu hak ister marka olsun ister telif, patent veya tasarım, karşı tarafa ihtarname yollayarak derhal söz konusu eylemi durdurmasını ve gelecekte de doğabilecek benzer ihlallerden kaçınmasını talep eder. Ayrıca bir zarar doğmuşsa bu da ihtarnamede istenebilir.

Söz konusu fikri mülkiyet hakkının ayrıntılarının yanı sıra iddia edilen ihlal ihtarnamede yazılır. Hak ihlali durmazsa dava yoluna başvurulacağı belirtilir. Bununla beraber, hak ihlali ne kadar küçük görünürse görünsün yine de ihtarnameyi yollamakta fayda vardır. Çünkü hak sahibi kişi ihtarnameyi yolladığı esnada, ileride doğabilecek olası uyuşmazlıkların savunulacağı görüntüsünü de karşı tarafa verir. İleride başka bir uyuşmazlık doğduğunda, bu ihtarnameye atıfta bulunarak en başından bu yana haklarını korumaya çalıştığını daha kolay ispat edebilecektir. Bu da hak sahibi kişiyi daha güçlü bir pozisyona sokacaktır.

Patrick Wensink 2012 yılında Broken Piano for President adlı kitabını yayımladığında kapak tasarımı Jack Daniel’sin Whiskey tasarımının neredeyse aynısıydı. Jack Daniel’sin avukatı hemen Patrick Wensink’e kibar bir ihtarname ileterek kitap kapağını değiştirmesini rica etmişti. Her ne kadar bu kitap Jack Daniel’s ile doğrudan rekabet etmese de Jack Daniel’s haklı olarak kitap kapağının kendi marka gücünü zayıflatacağından endişeliydi.

Fakat bu olayın belki de en ilginç tarafı Jack Daniel’sin ihtarnameyi nasıl ele aldığıyla ilgiliydi. İhtarnameden bir kesit:

 “… Hem Louisville’de “komşumuz” hem de markamızın bir hayranı olduğun için senden sadece kitap yeni baskıya girdiğinde kapak tasarımını değiştirmeni rica ediyoruz. Eğer tasarımı bundan önce değiştirmeyi kabul edersen de… masrafın bir kısmını karşılayabiliriz.”

Görüldüğü gibi bu ihtarname her iki taraf için de olumlu sonuçlandı. Patrick Wensink’in kitabı için hem iyi bir reklam oldu hem de sınırlı sayıdaki Jack Daniel’s tasarımlı kapak özellikle koleksiyoncular nezdinde ilgi uyandırdı. Öte yandan, Jack Daniel’s dava yoluna başvurmadan kibar bir ihtarnameyle sorunu kolayca çözüme kavuşturabildi.

Sonuç

Uzlaşmacı hukuk kültürlerinde, taraflar dava yoluna başvurmayı pek istemez. Hem stresi fazla hem de dava takibin götürüsü fazladır. Mesela uyuşmazlık İngiliz Mahkemeleri tarafından çözülecekse ciddi cep yakar, Türk Mahkemeleri tarafından çözülecekse çözülmesi yıllar sürebilir. Dolayısıyla, ihtarname ve beraberinde getirdiği uzlaşma kültürünün amacı, sorun daha fazla ciddileşmeden ihlali en basit yolla ortadan kaldırmaktır. Özellikle fikri mülkiyet gibi belirli meyvelerin çok uzun emekler sonucu verildiği bu kadar hususi bir alanda eğer doğru kullanılırsa ihtarnameler ilgili tarafların hırçınlaşmadan sorunu çözebilecekleri bir mekanizma haline gelir.

Kaynak: HBR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir